24 Mart 2013 Pazar

OTOEROTİK ASFİKSİ



Kişinin bilerek ve isteyerek kendi kendisine nefes almasını kısıtlaması suretiyle, cinsel haz alımını arttırmak amacıyla uygulanan yöntemdir. Beyine giden oksijen miktarının kesilip, karbondioksit miktarının bölgesel olarak yükselmesi sonucu duyuların hassaslaşması ve duyarlılığın artmasına sebep olur. İşe yaramadığı yönünde dolaşan dedikodular olmasına rağmen 17.yy'da¹ asılarak idam edilen erkeklerin erekte olması sonucu kabul görmüş ve ereksiyon bozuklukları tedavisinde kullanılmıştır.
Blog’umun başında bir “uyarı” yazısı olmasına rağmen, üç beş zibidinin benim anlattığım yöntemlerle bunu uygulamaya kalkması sonucu öteki tarafa geçme riskleri olduğundan ve bunun sorumluluğunu almak istemediğimden dolayı sadece birçok yöntemin bu uygulamayı hayata geçirmek için geçerli olabileceğini ekleyebilirim ve fakat bu yöntemleri burada detaylandıramam.
Yalnızca bilinçsizce değil, bilinçli olarak yapıldığında dahi kaza sonucu ölüme neden olan bu uygulama, haz almak için seçilen yöntemlerin en yüksek risk grubundadır. Ne var ki tüm bu risklere rağmen artık başka yollarla tatmin olamayan kişiler bu yöntemi tüm risklerini kabul ederek uygulamaya devam ederler.
Amerika’da her yıl otoerotik asfiksi yoluyla 250-1000 kişi² öldüğü belirlenmiştir.
Eğer otoerotik asfiksiyi korkuyla bağdaştıracak olursak (daha önce bir forumda yazdığım bir yorumu eklemek istiyorum);
"En temel korku ölüm korkusudur. Korku en büyük enerjidir" der Osho, "Korku" kitabının ilk sayfalarında “korkuyu tanımlarken...
Sizin de bildiğiniz üzere korku, heyecan, stres gibi aşırı duygulara ulaşmamızı sağlayan tehlikeli olgular, adrenalin salgılamamıza yol açar. Korkuya/riske bağımlı olmamızı sağlayan adrenalin ise haz duymamıza... İnsan bilmediği şeyden korkar. Asfiksi, bilinmeyenden yani ölümden korkmaktan haz almaktır, ölümden haz almak değil. Dolayısıyla ölümsüz olsaydık, asfiksi bizi cezbetmezdi.³

1-2: http://en.wikipedia.org/wiki/Erotic_asphyxiation
3: http://www.fetisizm.net/forum/showpost.php?p=961247&postcount=30

0 yorum:

Yorum Gönder