24 Mart 2013 Pazar

 
1- düzensizlikten,
2- ÖPÜLMEKTEN,
3- araba kullanırken telefonumu ayağımın altına düşürmekten (aptal gibi hissediyorum kendimi),
4- doğru dürüst hiçbir çaba sarf etmeden "şu olmuyor", "bunu yapamıyorum" diye mızmızlanan, 'sorun'a çözüm getiremeyen insanlardan,
5- merak etmekten :],
6- Herhangi bir şekilde uyandırılmaktan! (ben uyanacağım zamanı bilirim kardeşim aaa!),
7- bana "çocuk musun sen hala çizgi film izliyorsun?" diye soran insanlardan! (genelde bu soruya cevabım, en sevimli ve çocuksu 3 numaralı ifademi takınıp "evet tam olarak iki buçuk yaşındayım" demek oluyor),
8- sigara içenlerden,
9- sırf kendi fikrine uymuyor diye koca koca profesörlere "cahil bunlar yaa" diyen dengesizlerden,
10- plajlarda ve piknik alanlarında (arabayı piknik alanına yanaştırıp camları, kapıları açmak suretiyle) zorla yüksek volümlü müzik dinlettirilmesinden,
11- itaatkârlığın arkasına sığınarak açlığını gidermeye çalışanlardan,
12- samimiyetsizlikten,
13- İzdivaç programlarında; "kendisinin ne olduğuna bakmadan",
   - 23-25 yaşları arasında esmer, uzun boylu olsun,
   - Avrupa yakasında ikamet etsin,
   - en az bir evi bir arabası olsun,
   - en az 3000 TL geliri olsun,
   - dürüst, temiz, ailesine bağlı olsun,
   - gezmesini sevsin, beni her hafta sonu ayrı bir yere gezmeye götürsün,
   - bla bla bla...
şeklinde taleplerini belirten hatunlardan! (kendileri bilim adamı oldukları için normaldir),
14- tek yönlü, çok şeritli otoyollarda şeridi ortalayarak giden kararsızlardan,
15- diğer şehirlerde araç kullanırken sırf plakama (34 evet) yapılan "gaza gelinmiş" hareketlerden,
16- aklından geçenleri doğrudan söylemeyen, kıvıran insanlardan (yüreksiz, korkak, ahmaklar),
17- çok zaman ağzının, burnunun kırıldıktan sonra rahatlayacağına inandığım insanların ağzını, burnunu kıramadığım için kendimden,
18- herhangi zaman olursa olsun, her ne ile uğraşıyor olursam olayım aklımın bir köşesinde sürekli beynimi kemiren "O" düşünceden,
19- ATM'ler önündeki upuzun kuyrukta bekleyip;
   - "para yatırılamayan" ATM'ye denk gelmekten,- yapmak istediğim işlemin "geçici bir süre için hizmet veremiyoruz" komutuyla tamamlanamamasından,
20- karşımda "katur kutur" sesler çıkararak (doğal olarak) meyve ve sebze yiyen insanlardan, "o an" için,
21- yüzümün sürekli gülmesi gerektiğine inanarak, bunu bekleyen insanlardan,
22- çocuklarını, varsa kaldırımın, yoksa yolun araç geçen tarafında yürüten ebeveynlerden,
23- yürürken önümdeki insanın sigara içmesinden,
24- yemekten sonra tepsilerin müşteri tarafından kaldırılması gereken yerlerde; tepsilerini bilerek ve isteyerek kaldırmayan insanlardan (hazımsız, görgüsüz, kompleksli yaratıklar),
25- engelli otoparklarına park eden yaratıklar! sizlerden,
26- insanları, beni huzursuz eden konu ile ilgili uyardığımda bana ucube muamelesi yapıp, bön bön bakan, sonra da homurdanarak arkasını dönüp giden ve pek havalı olduklarını sanan insanlardan (bir kompleksliler grubu daha),
27- sürücü kursu araçlarının eşek kadar tabelasını göre göre acemi sürücüyü sıkıştıranlardan, ilerlemesi için kornaya basan insanlardan,
28- sub olduğum aleni olduğu halde hala "Efendim, köleniz olayım" diye mesaj atanlardan,
29- rapido mürekkebinin akmasından,
30- küçük çaplı süpermarketlerde göz göre göre üzeri açık bırakılan pastane reyonu ürünlerinden ve uyarıldıklarından bunu savunan cahil görevlilerden,
31- apartmanlarda, daire kapılarının önünde gördüğüm ayakkabı yığınlarından,
32- her itaatkara/köleye "Efendilik" yapabileceğini zanneden ve bu yönde davranan yaratıklardan (ağızlarının payını vermek bile artık haz vermiyor),
33- karşısındakinin değerlerini önemsemeden, aralarındaki iletişime "dilediğince" yön vermeye çalışan, iletişimin kendi çıkarları doğrultusunda olmadığını idrak ettiklerinde, iletişimi tamamen kesme taraftarı olan insanlardan (samimiyetsizler),
34- bir şeylerin sürekli farkında olmaktan,
35- aklımın sürekli başımda olmasından,
36- trafikte motosikletleri sıkıştıranlardan (şeytan diyor ki; “durdur, 'gel kardeşim biraz da sen kullan, ben de senin arabayı kullanayım' de, sıkıştır, altına al!”... ama şeytancığım o kadar zamanım yok be güzelim… ),
37- çok konuşan erkeklerden,
38- az konuşan erkeklerden,
39- "senin ortan yok mu be kadın?" diye espri yapan erkeklerden,
40- "bu gidişle sen erken ölürsün!" diye espri yapan herkesten (geç ölüp sinir olacağıma, erken ölür huzura ererim),
41- her şeyin midemi bulandırmasından,
42- Pişştt! İnsan görünümlü, tek hücreli canlılar! Sizlerden nefret ediyorum!
43- Sırf "sınamak için" sabrımı, sınama girişimi gösteren insanlardan (haa... aynı şeyi ben de yapmıyor muyum? yapmaz mıyım? hem de alasını yapıyorum. hatta benim en başarılı olduğum konu "sabır sınır testleri"... o ayrı.),
44- Yalancı insanlardan nefret etmiyorum. Yalancı insanlarla vakit kaybettiğim için kendimden nefret ediyorum.
45- Düşüncesiz insanlardan nefret etmiyorum. Sanki hak ediyorlarmışçasına herşeyi en ince ayrıntısına kadar düşündüğüm için, herkese aynı değeri biçtiğim için kendimden nefret ediyorum.
46- Sözlerini yuttum, derin bir nefes aldım, arkamı döndüm, artık gidiyorum ama sen... Kuyruğumu çekiştirmenden nefret ediyorum.
47- "itaatkar" olduğumu keşfettikten/öğrendikten sonra oryantasyonu ne olursa olsun otorite kurma şansını denemeye kalkan zekasızlardan,
48- tahakküm kurma konusunda zerre fikri olmayıp, otoritesi altına alamayınca "sen itaatkar değilsin." diyen yeteneksizlerden (sen beceriksizsen benim suçum ne zekasız!),
49- bir "fetişist" ya da "itaatkar"la "Emredersiniz Efendim" şeklindeki şakalaşmamı ciddiye alıp, buna ihtimal veren insanlara şaşırıyorum, karşılarındaki kadını zerre tanımamalarından nefret ediyorum,
50- daha Türkçe'yi konuşamazken (bak, doğru konuşamazken demiyorum ha...), İngilizce "status" giren, tivitleyen, yorum yapan, kısacası konuşmaya "çabalayan", "sıçan", üzerine de "sıvayan" insanlardan,
51- "Yorarım" diye uyardığım halde baştan erkekliğine bok sürdürmeyip, sonra "yoruldum." diyen adamlardan,
52- tartan pistte spor ayakkabılarıyla yürümeyen insanlardan,
53- ormanda koşarken koyun sürüsü gibi dikilip sohbet eden ‘zavallılardan’,
54- ambulansa yol vermeyen ‘tek hücrelilerden’,
55- çiğnemek suretiyle yemek yemekten (evet ben damardan beslenmek istiyorum),
56- ton balığından,
57- özellikle banka çalışanlarının cehaletinden,
58- ‘call center’daki kızların ağzını yayarak konuşmasından,
59- soru-cevap diyaloğundan farklı bir akış sohbeti geliştiremeyen sığ zihinlerden nefret ediyorum,

4 yorum:

  1. harika bir yorum. Benim de blogumda anlattıklarımın submissive acıdan benzeri düsünceler.

    YanıtlaSil
  2. zeka fışkırması gördüm...
    tebrikler

    YanıtlaSil
  3. Nefret edilecek şeyler bitmez,mevzu bahis nefret kısımlarının çoğunda hemfikiriz.Lakin şimdi olay uzar gider.Nietzsche'nin insanlar üzerine eseri ve felsefesi geldi aklıma da benzer paralelikte hisler gördüm.Devam et bakalım elbet kafana göre birileri vardır bu gezegen'de.

    YanıtlaSil
  4. Yok öyle bir ütopya @MasterRua, yok.

    YanıtlaSil