Sevgili “sefil”,
Dikkatini çekmiştir “sefil”in ‘s’si küçük. Aslında
Türkçe’ de hitap kelimelerinin baş harfi büyüktür. Ben de başta öyle yapmıştım.
Sonra düşündüm ki buna değmezsin. Gerçekten… ‘Sevgili’ kelimesi de zaten
icabetten yazıldı. Küçük bir ironi de diyebiliriz. O kadarını da anlarsın
artık, öküz değilsin ya… Gerçi öküzler eminim senden daha akıllıdır,
araştırmadım gerçi ama… Doğruluğu kanıtlanmışsa şaşmam.
Hayatımın büyük bir bölümünü işgal ettiğin ya da
etmeye çalıştığın için sana nasıl hitap edeceğimi aslına bakarsan uzun uzun
düşündüm, “sefil”. Sana HAYVAN desem örneğin, hayvanlara büyük haksızlık
olurdu. Üstelik ben hayvanları çok sever, onları mümkün olan her şartta korur,
kollarım. Pekâlâ, sana başka nasıl hitap edebilirdim? TEK HÜCRELİ? Yapmaaa… Tek
hücrelinin hayatımızdaki işlevi büyük, biliyorsun. Gerçi sen de bir tek
hücreliden meydana geldin ama bu ziyan onların hatası olmamalı. OROSPU ÇOCUĞUna
ne dersin? Dolu dolu düşündüğün zaman bunun haksızlık olacağını göreceksin. Zira
o kadınların ve onların çocuklarının çoğu eminim senden daha şereflidir. Haa,
ŞEREFSİZ nasıl? Hayır, “sefil”, onlar da şerefsizliklerinin bilincinde… Yani en
azından akıllarının onlar için ayrılmış bir bölümünü kullanarak yapıyorlar, her
ne yapıyorlarsa… Bu listeyi uzatabilirim “sefil”. Ama neticede şunu bil; çok
düşündüm ve senin için, sana uygun olan en aşağılık hitap kelimesini buldum, “sefil”.
Pekâlâ, sence sen nasıl bir yaratıksın? İnsan ya da
hayvan olabilecek kadar yücelemediğine göre balta girmemiş ormanlardaki sürüngenler
sınıfının en alt tabakasında ilerlediğini düşünüyorum. Sürüngenlere haksızlık
edemem, kusura bakma, “sefil”ciğim.
Sana neler YAPMAMAN gerektiğini anlatsam ve seni neyin
“sefil” yaptığını anlatsam anlayabilir misin acaba “sefil”? Anlamasan da şimdi
bana bir parça müsaade et de şişmiş içimi dökeyim “sefil”.
Her şeyden önce, erkek ile ADAM arasındaki farkı anlayamıyorsan
eğer, boşuna nefes tüketme, bana yazma, “sefil”.
Blog’umun salt seks içerikli bir yayın olmadığını
anla “sefil”. İçerisinde (anladığım kadarıyla senin kavrayamadığın) bir
zihinsel faaliyet ve altyapı bulunduğunu sana bir kez daha hatırlatırım “sefil”.
BECERME kelimesini okuduğun anda becerilmesi gerekenin
iki bacağımın arasında bulunmadığını idrak et “sefil”. “Ağzın mı?” diye
sorup daha da ezilme “sefil”.
Bir sohbet konusu oluşturmak üzere bana yazdığında cevap
alamıyorsan, salt itaatkâr olduğum için sana yazacağım gibi bir yanılgıya
kapılıp, küfredemezsin bana, “sefil”.
Ola ki ben sana cevap verdim. Yazışmanın üçüncü cümlesinin
sonunda reddedildiğinde; “kukumu bilmem ne yaparmışsın”, “ağzımı
becerirmişsin”, “kıçıma göz dikmişsin”, ben anlamam. O yürek sende olsaydı,
konuşmayı bu noktaya vardırmazdın zaten, bunu hepimiz biliyoruz, değil mi “sefil”?
Yazılarımı okuduğunu iddia edip, “Efendin de olabilirim,
kölen de” gibi bir mesajla gelme bana, “sefil”.
Bana ilk cümlende köpek ya da fahişe muamelesi
yaptığında bunun hoşuma gideceğini düşünüyorsan, aldanıyorsun “sefil”.
Üç tane ünlemi (!!!) yan yana getirdiğinde önünde diz
çökeceğimi, yazdığın her cümleyi olumlayacağımı aklın nasıl alır “sefil”?
Rutinde, sokakta karşılaştığın bir kadına “benim ol”
diyemiyorsan, klavyenin arkasına yerleşip bana da diyemezsin, “sefil”.
Özellikle, bir şeyi yani itaatkâr ruhumun tek bir
adama ait olduğunu ya da olabileceğini anla. Her “diz çök” diyenin önünde eğilmeyeceğimi iyi bil, “sefil”.
Benim hakkımda okuduklarını, hiç bilmediğin halde
Google’layıp, bana satma. Örneğin, “seninle ‘asphyxiaphilia’ yapmam gerekiyor,
çok acil!!!” deme bana “sefil”.
Beni nasıl iyi becereceğini anlattığında
boşalacağımı ya da “ah, evet becer beni” diyeceğimi sanıyorsan, yanılıyorsun “sefil”.
Pipisi olan her erkeğin kukusu olan her kadını
becerebildiği bir dünyada, neden sen “GEL” dediğinde gelmediğimi
anlamıyorsan, frontal lobunda bir hasar vardır “sefil”.
Aklının derinliğini görememişken, pipinin ebatları
umurumda mı sanıyorsun sen “sefil”?
Ben, dövülerek becerilmek istedikten sonra herkese
yaptırabilirim bunu asla unutma “sefil”.
Sen her nasıl ki sokaktaki bir kadını durup dururken
tokatlayamıyorsan beni de salt itaatkâr olduğum için tokatlayamazsın “sefil”.
İnsanım. Hata yaparım. Ve seninle buluşmak gibi bir
hata yapmışsam bu, beni hiç tanımadan sudan bir bahane bulup, kendi arabamın
içinde, buluşmanın onuncu dakikasında dövebileceğin anlamına gelmez “sefil”.
Ayakkabı numaramı sorduğunda senin bir ayak
fetişisti olduğunu anlamam için bilim adamı olmam gerekmiyor “sefil”. Sonra
fetişistler uzak dursun dedim diye sırf, zaafını benden gizlemek için akla
karayı seçtiğini inkar etme “sefil”.
Her “DOM”um diyene, elinde tuzlukla hıyarlara
koşanlardan biri gibi, koşmayacağımı anla artık “sefil”.
Beynim becerilmediği sürece senin pipini kukuma
almaktansa, kulak çubuğuyla kulağımı becerir, ağzımın suyunu akıtırım “sefil”.
by TheSheRonin
by TheSheRonin

0 yorum:
Yorum Gönder