7 Haziran 2014 Cumartesi

Sevgili “sefil”,
Dikkatini çekmiştir “sefil”in ‘s’si küçük. Aslında Türkçe’ de hitap kelimelerinin baş harfi büyüktür. Ben de başta öyle yapmıştım. Sonra düşündüm ki buna değmezsin. Gerçekten… ‘Sevgili’ kelimesi de zaten icabetten yazıldı. Küçük bir ironi de diyebiliriz. O kadarını da anlarsın artık, öküz değilsin ya… Gerçi öküzler eminim senden daha akıllıdır, araştırmadım gerçi ama… Doğruluğu kanıtlanmışsa şaşmam.
Hayatımın büyük bir bölümünü işgal ettiğin ya da etmeye çalıştığın için sana nasıl hitap edeceğimi aslına bakarsan uzun uzun düşündüm, “sefil”. Sana HAYVAN desem örneğin, hayvanlara büyük haksızlık olurdu. Üstelik ben hayvanları çok sever, onları mümkün olan her şartta korur, kollarım. Pekâlâ, sana başka nasıl hitap edebilirdim? TEK HÜCRELİ? Yapmaaa… Tek hücrelinin hayatımızdaki işlevi büyük, biliyorsun. Gerçi sen de bir tek hücreliden meydana geldin ama bu ziyan onların hatası olmamalı. OROSPU ÇOCUĞUna ne dersin? Dolu dolu düşündüğün zaman bunun haksızlık olacağını göreceksin. Zira o kadınların ve onların çocuklarının çoğu eminim senden daha şereflidir. Haa, ŞEREFSİZ nasıl? Hayır, “sefil”, onlar da şerefsizliklerinin bilincinde… Yani en azından akıllarının onlar için ayrılmış bir bölümünü kullanarak yapıyorlar, her ne yapıyorlarsa… Bu listeyi uzatabilirim “sefil”. Ama neticede şunu bil; çok düşündüm ve senin için, sana uygun olan en aşağılık hitap kelimesini buldum, “sefil”.
Pekâlâ, sence sen nasıl bir yaratıksın? İnsan ya da hayvan olabilecek kadar yücelemediğine göre balta girmemiş ormanlardaki sürüngenler sınıfının en alt tabakasında ilerlediğini düşünüyorum. Sürüngenlere haksızlık edemem, kusura bakma, “sefil”ciğim.
Sana neler YAPMAMAN gerektiğini anlatsam ve seni neyin “sefil” yaptığını anlatsam anlayabilir misin acaba “sefil”? Anlamasan da şimdi bana bir parça müsaade et de şişmiş içimi dökeyim “sefil”.
Her şeyden önce, erkek ile ADAM arasındaki farkı anlayamıyorsan eğer, boşuna nefes tüketme, bana yazma, “sefil”.
Blog’umun salt seks içerikli bir yayın olmadığını anla “sefil”. İçerisinde (anladığım kadarıyla senin kavrayamadığın) bir zihinsel faaliyet ve altyapı bulunduğunu sana bir kez daha hatırlatırım “sefil”.
BECERME kelimesini okuduğun anda becerilmesi gerekenin iki bacağımın arasında bulunmadığını idrak et “sefil”. “Ağzın mı?” diye sorup daha da ezilme “sefil”.
Bir sohbet konusu oluşturmak üzere bana yazdığında cevap alamıyorsan, salt itaatkâr olduğum için sana yazacağım gibi bir yanılgıya kapılıp, küfredemezsin bana, “sefil”.
Ola ki ben sana cevap verdim. Yazışmanın üçüncü cümlesinin sonunda reddedildiğinde; “kukumu bilmem ne yaparmışsın”, “ağzımı becerirmişsin”, “kıçıma göz dikmişsin”, ben anlamam. O yürek sende olsaydı, konuşmayı bu noktaya vardırmazdın zaten, bunu hepimiz biliyoruz, değil mi “sefil”?
Yazılarımı okuduğunu iddia edip, “Efendin de olabilirim, kölen de” gibi bir mesajla gelme bana, “sefil”.
Bana ilk cümlende köpek ya da fahişe muamelesi yaptığında bunun hoşuma gideceğini düşünüyorsan, aldanıyorsun “sefil”.
Üç tane ünlemi (!!!) yan yana getirdiğinde önünde diz çökeceğimi, yazdığın her cümleyi olumlayacağımı aklın nasıl alır “sefil”?
Rutinde, sokakta karşılaştığın bir kadına “benim ol” diyemiyorsan, klavyenin arkasına yerleşip bana da diyemezsin, “sefil”.
Özellikle, bir şeyi yani itaatkâr ruhumun tek bir adama ait olduğunu ya da olabileceğini anla. Her “diz çök” diyenin önünde eğilmeyeceğimi iyi bil, “sefil”.
Benim hakkımda okuduklarını, hiç bilmediğin halde Google’layıp, bana satma. Örneğin, “seninle ‘asphyxiaphilia’ yapmam gerekiyor, çok acil!!!” deme bana “sefil”.
Beni nasıl iyi becereceğini anlattığında boşalacağımı ya da “ah, evet becer beni” diyeceğimi sanıyorsan, yanılıyorsun “sefil”.
Pipisi olan her erkeğin kukusu olan her kadını becerebildiği bir dünyada, neden sen “GEL” dediğinde gelmediğimi anlamıyorsan, frontal lobunda bir hasar vardır “sefil”.
Aklının derinliğini görememişken, pipinin ebatları umurumda mı sanıyorsun sen “sefil”?
Ben, dövülerek becerilmek istedikten sonra herkese yaptırabilirim bunu asla unutma “sefil”.
Sen her nasıl ki sokaktaki bir kadını durup dururken tokatlayamıyorsan beni de salt itaatkâr olduğum için tokatlayamazsın “sefil”.
İnsanım. Hata yaparım. Ve seninle buluşmak gibi bir hata yapmışsam bu, beni hiç tanımadan sudan bir bahane bulup, kendi arabamın içinde, buluşmanın onuncu dakikasında dövebileceğin anlamına gelmez “sefil”.
Ayakkabı numaramı sorduğunda senin bir ayak fetişisti olduğunu anlamam için bilim adamı olmam gerekmiyor “sefil”. Sonra fetişistler uzak dursun dedim diye sırf, zaafını benden gizlemek için akla karayı seçtiğini inkar etme “sefil”.
Her “DOM”um diyene, elinde tuzlukla hıyarlara koşanlardan biri gibi, koşmayacağımı anla artık “sefil”.
Beynim becerilmediği sürece senin pipini kukuma almaktansa, kulak çubuğuyla kulağımı becerir, ağzımın suyunu akıtırım “sefil”.

by TheSheRonin

0 yorum:

Yorum Gönder